Kız Arkadaşım Artık Kadınım

Lise son bitmiş, ama istediğim üniversiteyi kazanamamıştım. Yani bir sene daha üniversiteye hazırlanacaktım. Sevgilim Erkin ise başka bir şehirde iyi bir bölüm kazanmıştı ve yazın sonunda gidecekti.

Ondan ayrılacağım için çok üzülüyordum, bir yandan da o İstanbul’da yokken biraz rahat nefes alabileceğimi düşünüyordum. Çünkü çocukluk arkadaşıydık ve liseye başladığımız seneden beri sevgiliydik. Onsuz vakit geçirmenin nasıl olduğunu merak etmiyor değildim.

Yaz tatili boyunca birlikte vakit geçirdik ve ayrılık zamanı geldi çattı. Bana,

“Ne yap ne et, bu sene aynı şehirde bir bölüm kazan ne olur!” dedi ve gitti. Ben de dershaneye başladım.

İlk iki ay oldukça eğlendim. Ama sonradan Erkin’in yokluğu bana koymaya başladı. Gideli üç ay geçmişti, telefonda konuşmalarımızdan birinde ona,

“Artık gerçekten çok özledim seni!” dedim. Ve ertesi gün kapımda buldum. Özledim dememi bekliyormuş gelmek için aşkım benim. İki gün vakit geçirdikten sonra, bana bir anda,

“Evlenelim Gül’üm!” dedi. Ben bu beklemediğim teklifine çok şaşırdım, ama yaşımızın küçük olduğunu, beklememiz gerektiğini söyledim. Ertesi gün annesi geldi beni ikna etmek için. Kesinlikle kabul etmedim. Erkin kırılmış olacak ki, bir hafta daha kalabileceği halde, erkenden okula dönmeye karar verdi,

“Sen beni sevmiyorsun!” diyerek.

Bütün gece uykusuz yatağımda dönüp durdum. Henüz çok erken olduğundan evlenemezdim. Ama bir şekilde de ona sevgimi göstermek, ispatlamak zorundaydım. Küslüğüne dayanamazdım. Sonunda yanına gidip ne istiyorsa yapmaya karar verdim.

Ertesi gün saat 9 gibi, anne babasının işe gittiği, evde yalnız olduğunu umduğum bir saatte onun evine gittim. Kapıyı açtığında üzerinde sadece şort vardı. Oldukça iştah açıcı görünüyordu. Şaşırdı beni görünce… Aldırmadım. İçeri geçtim, salona oturduk. Bana,

“Ne var? Ne istiyorsun?” dedi. Anlaşılan küs ayrılmaya niyetliydi.

“Aşkım, ben seni seviyorum. Küs kalmayalım! Dayanamıyorum buna… Senin gönlünü almak için geldim!” dedim. Gözleri parladı,

“Evlenmeyi kabul mü ediyorsun?” dedi.

“Hayır aşkım… Sana söyledim, yaşımız daha küçük, bunun için çok erken… Ama sana en değerli şeyimi vereceğim!” dedim ve uzanıp dudaklarından öpmeye başladım.

İlk öpüşmemiz üzerinden seneler geçmişti, ama öpüşmeden ileri hiç gitmemiştik. İlk başta tutukluk vardı, fakat tutukluğunu çabuk attı.

Güzel kollarıyla beni sardığında, kucağında küçücük kalmıştım. Siki kalkmaya başlamış, şortunun ve benim kumaş pantolonum üzerinden amıma baskı yapıyordu.

Hafifçe kımıldanınca ağzımın içine inledi ve elini kalçama atıp avuçlarıyla sıkmaya başladı. İyice kendimden geçtim ve amımı kıyafetlerin üzerinden sikine sürtmeye başladım. Kısa süre sonra kollarında ilk orgazmımı oldum. Sakinleşinceye kadar öpücüklere boğdu beni… Sonunda dudaklarını dudaklarımdan çekip,

“Emin misin bebeğim? Ben de seni çok seviyorum biliyorsun, seni her türlü bekleyebilirim!” dedi. Ben boşalmama rağmen sanki iki katı tahrik olmuştum,

“Al beni, seni istiyorum, seni seviyorum, bunu kanıtlamama izin ver!” dedim.

Beni kucağında odasına götürdü. Yatağına uzattı. Üzerime çıkıp memelerimi avuçlamaya, kulak mememi emmeye başladı. Benim külodum iyice ıslanmıştı. Korkunç zevk alıyordum. Ben de elimi sikine atıp okşamaya başlamıştım.

“Çantamı getir aşkım, içindekiler lazım olacak!” dedim.

Niyetim belliydi, bu yüzden hazırlıklı gelmiştim. Çantamı getirdi. İçinden prezervatif kutusunu ve kayganlaştırıcıyı çıkardım. Amımın sulanmasına bakılırsa kayganlaştırıcıya ihtiyacım olmayabilirdi, ama ikimiz için de ilk seferdi, ne olur ne olmaz diye getirmiştim. Elimdekileri görünce gözleri parladı. Niyetimin ciddi olduğunu iyice kavramıştı artık…

Eşyaları komidinin üzerine koyar koymaz yine üstüme çıktı ve her yerimi öpücüğe boğmaya başladı. Bir yandan öpüyor, bir yandan da beni soyuyordu.

Ben de kollarını, göğsünü okşuyor, arada taş gibi olmuş erkekliğiini avuçluyordum. Ben sonunda çırılçıplak kalınca, bana şöyle bir baktı. Çok utanıyordum, ama bir o kadar da tahrik olmuştum.

“Bebeğim gördüğüm en güzel şey sensin!” dedi.

Ben iyice utanmıştım, ellerimle yüzümü kapadım. Ama o ellerimi geri çekti, avuçlarımı öpüp, dudaklarıma uzandı.

Bir süre öpüştükten sonra memelerime indi. Avucunu dolduracak büyüklükte memelerimi emiyor, uçlarını ufak ufak dişliyordu. Bir mememi emerken, diğer mememin ucunu çimdikleyip beni zevkten uçuruyordu.

O memelerimle oynarken amım yine kasılmaya başladı. Daha kasıklarıma dokunmamış, oramı hiç ellememişti bile, ama ben ikinci orgazmımı oluyordum. Halime güldü ve

“Bu gidişle esas olaya geçmeden senin dermanın kalmayacak!” diye dalga geçti. Kıpkırmızı kesilmiştim, ama cevap yetiştirmeden duramadım,

“Sen işini iyi yaparsan, bana hiçbir şey olmaz!” dedim.

Daha ağzımı kapatmadan, amımda ılık dilini hissettim. O amımı yalarken, ben, “Ahh, hayır, off, ahh!” diye inliyor, çok zevk alıyordum. Pezevenk sevgilim ise sanki yıllardır am yalamış gibi somuruyordu amımı.

Dilinin ucunu klitorisime değdirmeden etrafında daire çiziyor, amımın dudaklarını boydan boya yalayarak dilini amımın deliğine kadar getiriyor, beni delirtiyordu.

“Ahh, lütfen!” diye yalvarıyordum.

“Ne lütfen bebeğim?” dedi en sonunda.

“Lütfen boşalmam gerek, delireceğim, ahhh!” diye inlemeye devam ettim.

En sonunda klitorisimi sertçe emerek, beni şiddetli bir şekilde orgazma ulaştırdı. Kasılmalarım oldukça uzun sürmüştü. O ise daha bir sefer bile boşalamamıştı.

El yordamıyla uzandım ve prezervatiflerden birini alıp, ambalajını dişimle yırttım. Bunu gören Erkin ise yavaşça doğruldu ve altındaki şortu küloduyla beraber indirdi. Siki oldukça büyüktü. Kesinlikle canımı yakacaktı, ama o anda oldukça azmıştım, o yarağı yemekten başka bir şey düşünemiyordum.

İkimiz birlikte prezervatifi sikine takmaya çalıştık, ama ilk defa yaptığımız için pek becerikli değildik ve üçüncü prezervatifte ancak başarılı olmuştuk.

Bu arada benim gerginliğim de azalmıştı. Sonuçta o Erkin’di ve yanında utanacağım biri kesinlikle değildi. Biraz kayganlaştırıcıyla prezervatifli sikini sıvazladıktan sonra, bacaklarımın arasında yerini aldı ve sikiyle amıma baskı yapmaya başladı.

Kendimi kasmadığım bir anda erkekliğinin tümünü birden soktu. Kızlığım gitmişti. Artık kadın olmuştum.

Kasıklarımda oldukça yoğun bir batma hissettim ve Erkin’in de içime iyice girmesi ile boşalması bir oldu. İçimden çıktı, döl dolu prezervatifi çıkarıp peçeteye sardı ve yanıma uzandı.

Erken boşaldığı için özür diledi. Ben de özür dilenecek bir şey olmadığını falan söyledim. Bu şekilde yarım saat kadar yattık, sonra ben kalkıp banyoya gittim.

Amımın acısı geçmişti. Banyoda kasıklarıma akmış olan kanı yıkayınca, gerçek sikiş için hazır hale geldim.

Aynada kendime bakınca gözüme daha bir güzel göründüm. Tüysüz amcığım, memelerim, popom oldukça iyi bir görüntüm vardı. Odaya girdiğimde Erkin’in siki de tekrar kalkmıştı, biraz okşamayla sikişe hazır hale gelecek gibi duruyordu.

Gidip dudaklarına yapıştım. Elimi de sikine atıp hazırlamaya başladım. Erkin de elini amıma atıp klitorisimi ovalamaya başladı. Birkaç dakikaya ikimiz de azdık, tamamen sikişe hazır hale geldik. Erkin bu sefer prezervatifi ilk denemesinde taktı.

“Hazır mısın bebeğim?” dedikten sonra yavaşça içime girdi.

Kasıklarımız buluştuğunda, amımın yırtılma noktasına kadar gerildiğini hissediyor, ama inanılmaz zevk alıyordum. Erkin yavaş yavaş git gel yapmaya başladı. Bir yandan da kulak mememi emiyor, kulağıma,

“Daracıksın bebeğim, ohhh, çok sıcaksın, ateş gibisin!” gibi sözler söylüyordu.

Bir süre sonra hareketleri hızlanmaya başladı ve beni uzun bir süre o şekilde sikti.Ben iki kez orgazm olduktan sonra, içimden çıkmadan beni üzerine aldı ve

“Sür beni, hadi bebeğim!” dedi. Ben de onun deyimiyle sikine binmeye başladım.

Sikinde yavaşça inip kalkıyor, arada kalçalarımla daireler çiziyordum. Aldığım zevki tarif etmem imkansızdı. İçimde sevdiğim adamın iri aleti ile, onun vücudunun üzerinde dans etmek beni zevkten uçurmuştu. Ben bir orgazm daha yaşadıktan sonra, Erkin,

“Böyle olmayacak, pozisyon değiştirelim!” dedi ve kalçama ufak bir şaplak atıp beni üzerinden indirdi.

Beni domaltıp arkadan amıma geçirdi ve hoyratça sikmeye başladı. O amıma pompaladıkça memelerim çılgınca sallanıyordu. Zevkten gözlerimden yaşlar akmaya başlamıştı. Aklımı kaybedecektim.

“Yeter artık boşal!” dediğimde, kalçama ufak bir şaplak atıp,

“Az kaldı, geliyorum bebeğim, ohhh!” dedi ve elini önüme atıp klitorisimi de ovuşturmaya başladı.

Ben sarsıla sarsıla orgazm olurken, o da prezervatife doldurdu döllerini. Bu sefer sikişmemiz oldukça uzun sürmüştü ve ikimiz de bitmiştik. Fakat hayatımın zevkini almıştım. Asla unutamayacağım bir zevkti. Yatakta sevgiyle birbirimize sarılıp okşarken ikimiz de mutluyduk. Göğsüne koyduğum başımı kaldırıp dudaklarına öpücükler kondururken,

“Şimdi seni sevdiğime inandın mı?” dedim. Bekaretimi alarak beni kadın yapan sevgilim alnımı öptü

“Seni bundan sonra hiç bırakamam, ben de seni çok seviyorum aşkım!”